John Berger’dan ‘Bir Parmak Bal’
YAZI

Kendi kuşağının en ilham verici yazarlarından John Berger, 2 Ocak’ta 90 yaşında hayatını kaybetti. The Booker ödüllü İngiliz yazar, kitaplarıyla insanların sanatı algılama biçimlerinin değişmesine yardımcı olmuştu. Sanat eleştirmeni ve yazar Berger’ın en bilinen bazı alıntılarını sizler için sıraladık:

“Erkekler kadınlara bakar. Kadınlar kendilerine bakılmasını izler.”

“Her şehrin nüfusuyla alakası olmayan bir cinsiyeti ve yaşı vardır. Roma kadınsıdır. Odesa da öyle. Londra bir yeniyetme, bir bacaksızdır ve bu Dickens zamanından beri değişmedi. Paris, bana kalırsa, kendinden büyük bir kadına âşık yirmilerinde bir adamdır.”

“Bildiklerimizle gördüklerimiz arasındaki ilişki bir türlü sabitlenmemiştir. Her akşamüstü güneşin batışını görürüz. Dünyanın güneşten çark ettiğini biliriz. Yine de bilgi, izah, bir türlü görüşe uymaz.”

“Bir öykü okuduğumuzda onda ikamet ederiz. Kitabın kapakları çatı ve dört duvar gibidir. O sırada olacaklar öykünün dört duvarını mesken tutacaktır. Ve bu mümkündür çünkü öykünün sesi her şeyi kendisine ait kılmaktadır.”

“Fotoğrafı tuhaf bir icat kılan (beklenmedik sonuçlarıyla birlikte), başlıca hammaddelerinin ışık ve zaman olmasıdır.”

“Yüzyılımızın fakirliği diğerlerinden çok farklıdır. Fakirlik, daha öncesinde olduğu gibi, doğal bir kıtlığın sonucu değil, zenginlerin dünyanın geri kalanını maruz bıraktığı bir dizi önceliğin sonucudur. Sonuç olarak, modern yoksullara acınmaz… ama çöp olarak ıskartaya çıkarılırlar. Yirminci yüzyılın tüketici ekonomisi, bir dilencinin hiçbir şey anımsatmadığı ilk kültürü üretmiştir.”

“Bakmak hoşuna gittiği için bir kadını çıplak resmedersin, eline bir ayna verir tabloya ‘Gösteriş’ (Vanitas) dersin, böylece sırf zevkin için tasvir ettiğin çıplaklığından ötürü kadını ahlaki açıdan ayıplarsın.”

“Umut güvencenin bir biçimi değildir; enerjinin bir biçimidir ve bu enerji sıklıkla koşulların çok karanlık olduğu koşullarda en güçlü hale gelir.”

“Arzulanmak, herhangi birinin bu hayatta ölümsüzlük hissini yakalamaya en çok yaklaşabileceği şeydir.”

“Geçmiş tutsağı olmadığımız bir şeydir. Geçmişle ne diliyorsak onu yapabiliriz. Yapamayacağımız ise sonuçları değiştirmektir.”

“Bir adamın ölümü onunla ilgili her şeyi kesinleştirir. Tabii ki, sırlar da onunla birlikte ölebilir. Ve tabii ki, yüzyıl sonra birisi bazı belgelere bakarken, onun hayatına bambaşka bir ışık tutan ve cenazesine katılan herkesi cahil kılan gerçekleri keşfedebilir. Ölüm gerçekleri niceliksel olarak değil ama niteliksel olarak değiştirir. Biri öldüğü için onun hakkında daha fazla gerçek öğrenilmez. Ancak bilinen gerçekler güçlenir ve su götürmez olur. Muğlaklığın netleşmesini umamayız, ileride değişiklikler olmasını umamayız, daha fazlasını umamayız. Artık baş kahraman biziz ve kendi kararlarımızı vermeliyiz.”

Diğer Yazı İçerikleri